Günümüzde saç ekimi dendiği zaman, akla doğal ve sık saç ekimleri gelmektedir. Çünkü, geçen süreç içerisinde saç ekimi, teknik ve tecrübe itibarı ile çok yol kat etmiş, çok etkili sonuçlar ortaya çıkarmaya başlamıştır.
Enseden deri kesmek (FUT) sureti ile alınan saç kökleri yerine, günümüzde saç kökleri kesi olmadan, ense eğer ense saç kökü yeterli değil ve daha fazla saç köküne gerek olacak olursa, vücudun diğer kıllı bölgelerinden de Mikromotor aracılığı ile mikro punçlarla (FUE), ihtiyaç miktarı kadar saç kökü ve vücut kılı alınarak, çok geniş alanları bir seansda kapatmak mümkün olabiliyor.
Alınan saç kökleri (greftler; her bir greftte sıklığa göre 2,3 saç kökü bulunabilir) özel haznelerde kanalların açılma süresince muhafaza edilir. Eskiden sadece serum fizyolojik içerisinde muhafaza edildiği için, toplama ve kanal açma süreci uzun süren hastalarda, saç köklerinin bir bölümünde beslenme ile ilgili sorun ortaya çıkarak, ekilen saç köklerinin bir bölümünün tutmamasına neden olabiliyordu. Bunda ekilen greftlerde prensip itibarı ile saç kökü içermeyen greftlerin ekildiği yerlerde, bu oran daha da artıyordu. Çünkü saç kökü içermeyen greftler ekildiği zaman çok sık bir görüntü yansıtır. Ama saçlar geçici olarak döküldükten sonra, saç kökü içermiyorsa, kendini yenileyemeyeceği için, maalesef ekilen saçların ciddi bir bölümünde geri dönüş gözlemlenemeyebilir. O yüzden, saç ekimi yaptıracak kişilerin kontrol etme imkanı varsa, önceden saç kökü içeren greft görüntülerini incelemelerini ve müdahale esnasında kendilerine ekilecek greftlerin saç kökü içerip içermediklerini kontrol etmeleri ciddi önem taşımaktadır.
Günümüzde müdahalenin hemen başlangıcında, hastanın kanı alınarak özel bir işleme tabi tutulur (PRP). Bu yöntem sayesinde kandaki genç hücrelerce (fibroblast) zengin özel plazma sayesinde (günümüzde daha fazla kök hücre desteği olarak kullanılıyor) özel haznede bekletilen greftlerin beslenmesinde kullanılarak, operasyon süresince saç köklerinin canlılığını korumuş oluyoruz. Ayrıca, ekilen saçların daha erken çıkmasını ve daha yüksek bir oranda tutmasını sağlamış oluyoruz.
saç ekiminde doğal sonucun elde edilmesine gelince, ekilen saçların doğal bir görünüm arz ederek, ekim yapılamamış bir görünüm yansıtması, sadece açılan kanalların yönü ve kanalların doğal dağılımı ile ilgilidir. saç ekiminin en fazla tecrübe ve yetenek isteyen bölümü bu aşamadır. Eğer kanalları açacak kişinin estetik öngörüsü ve bu işte yeteri kadar tecrübesi yoksa, çok kötü sonuçlarla karşı karlıya kalınabilir. O yüzden, saç ekimi yaptıracak kişilerin kanalları açacak olan kişinin Estetik cerrah olup olmadığı (değilse Cildiye doktorlarının dışında yasal değildir), eğer değilse, sonuç itibarı ile istenilen estetik sonuca ulaşma açısından ciddi risk içerecektir. Bu işlemi yaptırmış olan kişilerin resimlerini mutlaka görmek sureti ile bu işte ne kadar başarılı olduklarını mutlaka gözlemlemek gerekmektedir. Çünkü, sonuç kötü olursa, maalesef telafisi pek kolay olamamakta ve daha fazla maddi-manevi kayba ve zaman israfına yol açacaktır.
Alınan saç köklerinin, açılan kanallara ekilmesine gelince; saç çizgisinin doğal bir şekilde belirlenip açılmış olan kanalların ön hatlarına, doğal görünümü desteklemek için tekli saç kökleri özel çok ince penselerle titizlikle yerleştirilerek saç ekimine başlanır. Daha arka bölgelere ise sık görünüm elde etmek amacı ile 2-3'lü saç kökü içeren greftler ekilmek sureti ile, saç ekimi bütün kanallar teker teker kanalların yönüne göre titizlikle saç kökleri yerleştirilecek şekilde tamamlanarak, sonlandırılır.
Saç köklerinin alındığı bölgeler antibiyotikli merhem ile ertesi gün açılmak üzere pansuman yapılıp kapatılarak, operasyona son verilir.